Arafta Vergili Vatandaşım
Arafta Vergili Vatandaşım
Nasıl bir arafın âciz ozanıymışım, dilim tutuldu.
Bu kadar kaybolmuş meğer boş boğaz sözlerimin vatanı.
Işıkla gölgenin kör kuyusunda gizlice buluştuğu,
Boğazları ip gibi düğümlenmiş, kalemlerinin mürekkebi tükenmişlerin ulusu.
Gerçi, ne lüzumu var bu kadar süslü cümlenin?
Ben ki bir garip vergili vatandaşım bu arafta.
Saklanamam ki hep kafiyelerin ardına;
Fatura nerede, diye sorarlar adama.
Ki, arafta adam mı olur, orası da kesin değil.
Ben de yeni göçtüm herhalde buraya.
Mahzun mu konuşulur, paşa mı coşar,
Halk neyle oyalanır, kim kimin oğludur, bilmem.
Sözler de isteksiz bugün.
Bir tek bilmiş efendi vakit bulur söylemeye;
Onda da doğru söze gönül yoktur, bilse bile.
En azından herkesin bir rolü var bu boşlukta.
Ben, kendimi unutan tek yolcuyum herhâlde.
Hepsi el birliğiyle bu arafı kurmuş;
Ben ki aidiyetsizliğime mahkûmmuş.

Yorumlar