top of page

Bütün Yazılar
Ara


Ava Giderken Kovulanlar
Bu yakıcı ve suçlayıcı bakışların üzerime çivilendiği ilk sefer değildi. Her büyük etkinlikte aynı olay yaşanıyordu. Birisi bir sakarlık ya da hata yapıyor, asıl sorumlunun kim olduğu araştırılmadan kabahat en göz önündeki kişiye, yani bana patlıyordu. “Bardağı sen mi kırdın Soner? Kanepeleri sen mi devirdin Soner? Yer ıslaktı, niye silmedin Soner? Ekip genişletme başvurusunu neden yapmadın Soner? Soner, Soner, Soner!” İsmimden de koordinatörün o parıldayan, sinirini boşaltma
Ayşe Betül Elitok
8 Ağu4 dakikada okunur


DAVET
Evine yaptığı bütün yeniliklerin sebebi bu buluşmaydı. “Aliye, kıyafetim kuru temizlemeciden geldi mi?” Sabah kahvesini yudumlarken bir yandan da kızların yola çıkma mesajlarını okuyordu. “Geldi efendim, odanıza bıraktım.” Aliye yıllardır yanında çalışan ve onun küçük takıntılarına en çok maruz kalan kişiydi. “Tamam, sen masayı hazırlamaya başla bir saate burada olurlar. Her şey eksiksiz olsun, babamın 60’lar şarabını çıkarmayı unutma.” Giyinmek için ayaklandığında kafasında
S.Kiraz Yılmaz
8 Ağu3 dakikada okunur


Sarı Karanlık
İçerik notu: Hikâyede, karakterlerin çatışmasını ve anlatının gerçekçiliğini yansıtmak amacıyla edebî bağlam içinde küfürlü ifadelere yer verilmiştir. “Bira içmek hamallıktır,” diyerek su bardağına dolu şarabı bira şişelerini tokuşturan kalabalığın arasına uzattım. Enes, her zamanki yüzeyselliğiyle, “Köpek öldüren içip bize gurme vaazı verme Umay,” diyerek sigarasına sarıldı. “Kadeh yok, olsa ben zaten Pétrus içeceğim.” İçerisi ter, ucuz oda parfümü ve bayat pastanın arasına
Yağmur Z.U
8 Ağu2 dakikada okunur


Çilekler Ekşi Olur
Pazar arabasının bir tekeri kırıksa, bu yola devam etmemek için engel değildir. Sağ elim kalem tutmayı öğrenirken annemden böyle bildim. Pabucumun altında tazecik çiçekleri ezerken onu takip ettim. İlk günler onların o halini görünce yüreğimi hüzün kaplardı. Ertesi gün vicdan azabımı dindirmeye çalışırdım. Sonraki günler ise gözüm, büktüğüm boyunlarına bile ilişmezdi. Pazara geldiğimizde annemin ceketini sıkı sıkı tutardım. Beni kaçırıp kazanlarına atmak için fırsat kollayan
Büşra Yeşilyurt
8 Ağu2 dakikada okunur


Süleyman Bey’in Mistik Mesajı
Yine ay sonunda masadayız ve annem tepemde dikiliyor. Hiçbir faturayı atlamadığımdan emin olmaya çalışıyor “Telefon faturası bin yüz otuz sekiz.” Pençe gibi tırnaklarıyla omuzumu kavrayıp “Hayır, bin yüz elli sekiz.” diye düzeltti. Kağıda bir daha bakmadan önce onun haklı çıkmamasını diledim ama nedense seksen yedi yaşındaki annemin gözü benden iyi görüyordu. Hesap makinesinde düzenleme yaptım ve “Aidat altı bin beş yüz.” deyip duraksadım. “Neden aidat bu kadar pahalı ?” diye
Jülide Müşerref Çelebi
8 Ağu2 dakikada okunur


Tüy
Okur notu: Bu hikâyede yer yer argo ve küfürlü ifadeler bulunmaktadır. Söz konusu ifadeler, metnin atmosferini, karakterlerin sesini ve anlatının gerçeklik duygusunu desteklemek amacıyla edebi bağlam içinde kullanılmıştır. Vantilatöre sıkışmış kuş tüyü bir senedir dönüyordu. Kararmıştı. Artık bir tüyden çok, vantilatörün sallanan bir uzvuna benziyordu. "Dedemin siki kadar büyük bu tüy bir senedir dönüyor," dedi adam. "Umurunda değil!" "Dedenin sikini nereden biliyorsun?"
Ferhat Gürel
6 Tem1 dakikada okunur


Yumurta Kapıya Dayanınca
J.M.Ç. Kadoğlu’nun “İçinizdeki Yazarı Keşfedin” eğitimi, teknik kalıplar dayatmaktan çok yazarın kendi özgün sesini bulmasına alan açıyor. Burcu B. bu eğitimde dilinde sakladığı komedi tınısını keşfederek gerçekçi bir öyküyü bizimle buluşturuyor. İşe gitmemden yaklaşık üç saat önce on saatlik kış uykumdan uyandım. Bir süre yatağın içinde sırt üstü uzanarak, sıvası dökülmüş tavanı seyrediyordum ki aklıma son teslim tarihi ertesi gün olan ödevim geldi. O an tabii sardı beni bi

Burcu B.
2 Nis1 dakikada okunur


Küpe
J.M.Ç. Kadoğlu’nun “İçinizdeki Yazarı Keşfedin” eğitimi, teknik kalıplar dayatmaktan çok yazarın kendi özgün sesini bulmasına alan açıyor. Sergen Kadoğlu'nun "Küpe" hikayesi yazar adayının beklenmedik dönüşleri ve toplumsal sorgulamaları okuyucuya sunuyor. Akşam saat altıda ilk siren sesini duydu. Şu andan itibaren bırakın sokağı, kapısının dışına dahi adım atamazdı insan. Sokağa çıkma yasağının ihlali müebbet hapse kadar uzanıyordu. Devlet yasağı askerlerle değil teknolojiyl
Sergen Kadoğlu
1 Nis1 dakikada okunur


Tuhaflıklar Kasabası
J.M.Ç. Kadoğlu’nun “İçinizdeki Yazarı Keşfedin” eğitimi, teknik kalıplar dayatmaktan çok yazarın kendi özgün sesini bulmasına alan açıyor. Kiraz mahlasıyla yazan bu yazar adayı ise “Tuhaflıklar Kasabası” öyküsünde sosyal normları sorgularken, güçlü gözlem yeteneğiyle okuru etkileyici bir anlatının içine çekiyor. Arkasında çekmecelerden oluşan duvara bakıyor ve bu duvarın ona fısıldadığı hikayenin birinde kaybolmuş gibiydi. Kafenin boğucu kalabalığı ve seslerinden kendini bamb
S.Kiraz Yılmaz
31 Mar3 dakikada okunur


Patlama
Hasan saate baktı ve tam yediyi gösteriyordu. Masasındaki eşyalarını sırt çantasına koyduğu gibi karıtını kapıya okutup kendini plazadan dışarı gerçekliğin içine attı. İstanbul iş saatlerinde iyice çekilmez olmuştu artık. Kendini bu kalabalıktan soyutlamak için kulaklıklarını taktı ve favori çalma listesini açtı. Hasan için hayattaki tek motivasyon kaynağı biricik eşiydi. Bir an önce evine gidip eşine sarılmak, huzurlu kollarında dinlenmek istiyordu. Hasan eve gitmek için met
Sergen Kadoğlu
19 Mar1 dakikada okunur


Kalmak
“Her insanın kelimeleri kullanma biçimi farklıdır, onları söyleme ve onlara hayat verme biçimi farklıdır. ” Elindeki kalemi kullanmayalı asırlar olmuş gibi hissediyordu, eğer yazmayı bırakmasaydı daha iyi yazabilir miydi? Aklının bir köşesinde boşa geçirdiği ve kayıp olarak gördüğü yılları yanıp sönüyordu hep. Bazen kalemin, klavyeden daha iyi bir yoldaş olduğunu ama onu kullanırken eskisi kadar sabırlı olamadığını, klavye ile daha hızlı yazdığını fark ediyordu. Evin içinde y
S.Kiraz Yılmaz
18 Mar1 dakikada okunur
bottom of page