top of page

Bütün Yazılar
Ara


Kahve Falında Var
Gençliğe bahar,bekarlığa sefa diyen Manşerde arkana bakmadan kaç benden Yalancılıktan kırbaçları hak ediyorsun sen Şiirsiz kalıyor insan sevdasız,yaşsız! Çöpten felsefi makale çıkarırım Eserse yoldaki serseriyi saray divanı yaparım! Ama, bunlarda bir yere kadar! Hayal edip duramaz insan,durağa doğru bayar. İlla gidip bit pazarında birinin günlüğünü mü alayım? Onu okuyup mısralarda kendimi mi acındırayım? Sahne var diye de sahtekar değiliz Evelallah politikacı olmadığımızdan
Minerva-Yaren D.
8 Eyl1 dakikada okunur


Dalgınlığıma Ver
Sıkılıyorum bu günlerde Başım ve elim beraberliklerini resmen bitirdi. Bu da beni mahvetti,besbelli. Yazamıyorum günlerdir Kalemim küstü,kelimelerim gönülden üzdü Yazamadım bana,sana Ona. Dalgınlığımdandır belki Kahve yerine kimyon, Tuz yerine şeker koyuyorum. Bak,gel gör,yazarken yine karıştırdım. Ayakta uyuyorum, Bir yandan da Seni arıyorum. Bakıyorum da,başım ve elim barıştı gibi. Darısı kelimelerimin başına Birde ateşli alnıma.
Minerva-Yaren D.
8 Eyl1 dakikada okunur


Ava Giderken Kovulanlar
Bu yakıcı ve suçlayıcı bakışların üzerime çivilendiği ilk sefer değildi. Her büyük etkinlikte aynı olay yaşanıyordu. Birisi bir sakarlık ya da hata yapıyor, asıl sorumlunun kim olduğu araştırılmadan kabahat en göz önündeki kişiye, yani bana patlıyordu. “Bardağı sen mi kırdın Soner? Kanepeleri sen mi devirdin Soner? Yer ıslaktı, niye silmedin Soner? Ekip genişletme başvurusunu neden yapmadın Soner? Soner, Soner, Soner!” İsmimden de koordinatörün o parıldayan, sinirini boşaltma
Ayşe Betül Elitok
8 Ağu4 dakikada okunur


DAVET
Evine yaptığı bütün yeniliklerin sebebi bu buluşmaydı. “Aliye, kıyafetim kuru temizlemeciden geldi mi?” Sabah kahvesini yudumlarken bir yandan da kızların yola çıkma mesajlarını okuyordu. “Geldi efendim, odanıza bıraktım.” Aliye yıllardır yanında çalışan ve onun küçük takıntılarına en çok maruz kalan kişiydi. “Tamam, sen masayı hazırlamaya başla bir saate burada olurlar. Her şey eksiksiz olsun, babamın 60’lar şarabını çıkarmayı unutma.” Giyinmek için ayaklandığında kafasında
S.Kiraz Yılmaz
8 Ağu3 dakikada okunur


Sarı Karanlık
İçerik notu: Hikâyede, karakterlerin çatışmasını ve anlatının gerçekçiliğini yansıtmak amacıyla edebî bağlam içinde küfürlü ifadelere yer verilmiştir. “Bira içmek hamallıktır,” diyerek su bardağına dolu şarabı bira şişelerini tokuşturan kalabalığın arasına uzattım. Enes, her zamanki yüzeyselliğiyle, “Köpek öldüren içip bize gurme vaazı verme Umay,” diyerek sigarasına sarıldı. “Kadeh yok, olsa ben zaten Pétrus içeceğim.” İçerisi ter, ucuz oda parfümü ve bayat pastanın arasına
Yağmur Z.U
8 Ağu2 dakikada okunur


Çilekler Ekşi Olur
Pazar arabasının bir tekeri kırıksa, bu yola devam etmemek için engel değildir. Sağ elim kalem tutmayı öğrenirken annemden böyle bildim. Pabucumun altında tazecik çiçekleri ezerken onu takip ettim. İlk günler onların o halini görünce yüreğimi hüzün kaplardı. Ertesi gün vicdan azabımı dindirmeye çalışırdım. Sonraki günler ise gözüm, büktüğüm boyunlarına bile ilişmezdi. Pazara geldiğimizde annemin ceketini sıkı sıkı tutardım. Beni kaçırıp kazanlarına atmak için fırsat kollayan
Büşra Yeşilyurt
8 Ağu2 dakikada okunur


Süleyman Bey’in Mistik Mesajı
Yine ay sonunda masadayız ve annem tepemde dikiliyor. Hiçbir faturayı atlamadığımdan emin olmaya çalışıyor “Telefon faturası bin yüz otuz sekiz.” Pençe gibi tırnaklarıyla omuzumu kavrayıp “Hayır, bin yüz elli sekiz.” diye düzeltti. Kağıda bir daha bakmadan önce onun haklı çıkmamasını diledim ama nedense seksen yedi yaşındaki annemin gözü benden iyi görüyordu. Hesap makinesinde düzenleme yaptım ve “Aidat altı bin beş yüz.” deyip duraksadım. “Neden aidat bu kadar pahalı ?” diye
Jülide Müşerref Çelebi
8 Ağu2 dakikada okunur


Tüy
Okur notu: Bu hikâyede yer yer argo ve küfürlü ifadeler bulunmaktadır. Söz konusu ifadeler, metnin atmosferini, karakterlerin sesini ve anlatının gerçeklik duygusunu desteklemek amacıyla edebi bağlam içinde kullanılmıştır. Vantilatöre sıkışmış kuş tüyü bir senedir dönüyordu. Kararmıştı. Artık bir tüyden çok, vantilatörün sallanan bir uzvuna benziyordu. "Dedemin siki kadar büyük bu tüy bir senedir dönüyor," dedi adam. "Umurunda değil!" "Dedenin sikini nereden biliyorsun?"
Ferhat Gürel
6 Tem1 dakikada okunur


Jon Fosse - Beyazlık Kitap Yorumu
Bu yorumda hem Sabahtan Akşama hem de Beyazlık kitabından spoiler bulunur. Benim azizliğim, Beyazlık’ı Sabahtan Akşama’dan önce okumaktı. Gerçi Sabahtan Akşama’yı da sonra okusaydım, bendeki yerini değiştirecekti. Beyazlık’ta da Jon Fosse, şahsına münhasır bilinç akışı anlatımını kullanır. Bu sefer, Jon Fosse ismini bile bize bahşetmediği bir karakterin araba yolculuğuna çıkmasını ve arabasının lastikleri toprağa saplandığı için yolda kalmasını anlatır. Adam, arabayı çıkarama
J.M.Ç.Kadoğlu
9 May1 dakikada okunur


Karakterlerinize Sorabileceğiniz Sorular ?
Yazar adaylarının kendi karakterlerini sorabileceği soruları sizlerle paylaşıyorum. Bu yazma egzersizlerini yaparak karakterinizi daha iyi tanıyabilirsiniz. Karakteriniz bulunduğu evrende ne istiyor ? Karakteriniz insanlardan ne saklıyor ? Karakterinizin neye ihtiyacı var ? Küçük alışkanlıkları var mı ? Ana hikayenin dışında başka ne tür sorunları var ? Hayatının dönüm noktaları nelerdir ? Karakteriniz nasıl giyinir ? Dışarıdan bakan biri onda ilk neyi fark eder ? Ailesiyle a
Jülide Müşerref Çelebi
4 May1 dakikada okunur


Jenny Erpenbeck - Kairos Kitap Yorumu
Youtube kanalımda "Nisan Ayı Okuduklarım ve Öğrendiklerim" videosunda yeteri kadar yer veremediğim için tam şikayetçi oluyordum ki, düşüncelerimi yazabileceğim bir dergim olduğu aklıma geldi. Zaten her zaman yazı yeteneğimin sözel becerilerimden açık ara daha iyi olduğunu söylerim, Merkür bana tanrılarından birini ayırdı ama şansıma içinden sabırla büyüyen bir başak tanesi çıktı. Kitaba adını bahşeden fırsat tanrımız, Kronos'un bütünsel zamanın en nadide parçasıdır. Tabi Jenn
J.M.Ç.Kadoğlu
1 May2 dakikada okunur
bottom of page