top of page

Bütün Yazılar
Ara


Jon Fosse - Beyazlık Kitap Yorumu
Bu yorumda hem Sabahtan Akşama hem de Beyazlık kitabından spoiler bulunur. Benim azizliğim, Beyazlık’ı Sabahtan Akşama’dan önce okumaktı. Gerçi Sabahtan Akşama’yı da sonra okusaydım, bendeki yerini değiştirecekti. Beyazlık’ta da Jon Fosse, şahsına münhasır bilinç akışı anlatımını kullanır. Bu sefer, Jon Fosse ismini bile bize bahşetmediği bir karakterin araba yolculuğuna çıkmasını ve arabasının lastikleri toprağa saplandığı için yolda kalmasını anlatır. Adam, arabayı çıkarama
J.M.Ç.Kadoğlu
9 May1 dakikada okunur


Jenny Erpenbeck - Kairos Kitap Yorumu
Youtube kanalımda "Nisan Ayı Okuduklarım ve Öğrendiklerim" videosunda yeteri kadar yer veremediğim için tam şikayetçi oluyordum ki, düşüncelerimi yazabileceğim bir dergim olduğu aklıma geldi. Zaten her zaman yazı yeteneğimin sözel becerilerimden açık ara daha iyi olduğunu söylerim, Merkür bana tanrılarından birini ayırdı ama şansıma içinden sabırla büyüyen bir başak tanesi çıktı. Kitaba adını bahşeden fırsat tanrımız, Kronos'un bütünsel zamanın en nadide parçasıdır. Tabi Jenn
J.M.Ç.Kadoğlu
1 May2 dakikada okunur


Sanatın Sonu - Donald Kuspit kitap yorumu ve üzerine düşünceler
Merhabalar sevgili Dergiüstü okuyucuları, öncelikle derginin isminin Dergiüstü mü yoksa Dergi Üstü olduğuna karar veremediğimizden iki türlü de deneme yapıyorum; umarım bunu mazur görürsünüz. Donald Kuspit'in Sanatın Sonu tam altı yıldır kütüphanede bekliyordu. Çeşitli aralıklarla ilk bölümünü okuyordum ama bitirmem şimdiye nasip oldu. Açıkçası ben de çağdaş sanatı yüce sanatın içine dahil edemeyen gelenekselci tiplerden biriyim. O yüzden bu kitabı okurken ekstra keyif almam
J.M.Ç.Kadoğlu
25 Nis2 dakikada okunur


Candide Ya Da İyimserlik
Evet, ben Yedi Yıl Savaşları sırasında bir deniz muharebesine denk gelmedim, Amiral’in asıldığına da şahitlik etmedim, engizisyoncular hocamı da asmadı ama bir mürşit kızı olan kuzenim beni epey dinsiz bulup eleştirirdi, bence bu da epey yakın, Pococurante gibi sahip olduklarımdan tiksindiğim oldu, Candide gibi bir anneyle bütün her şeyi kaybettiğim de. Sonunda ben de karar verdim: “bahçemi ekmeye”. İnanın, kitap yorumu yazana kadar Candide’in bende bu denli kişisel bir damar
J.M.Ç.Kadoğlu
18 Nis2 dakikada okunur


Kadınlar Ülkesi: Yazılmış En Başarılı Feminist Manifestolardan Biri
Charlotte Perkins Gilman’dan ilk defa bir eser okuyordum ve cahilliğime verin, ismini bile ilk defa duymuştum. Kitaba başlar başlamaz o akıcı, yalın ve olağanüstü gözlem becerisine hayran kaldım. Kitabı bir çırpıda bitirdim ve şu ana kadar bu yıl içinde okuduğum en iyi kitap ilan ediyorum. Her zaman kadın başkarakter yazan erkek yazarlarla, erkek başkarakter yazan kadın yazarları çok takdir etmişimdir. O farklı ruhlara yaklaşabilmenin ne kadar zor olduğunu düşünmüşümdür. Char
J.M.Ç.Kadoğlu
18 Nis3 dakikada okunur


İvan İlyiç'in Kitap Yorumu
İvan İlyiç’in Ölümü’nü okurken babamın ölümünü düşündüm. Acaba o da ölmeden önce yaşadıklarının ne kadar yetersiz olduğunu düşünmüş müdür ? Acaba kaçmış mıdır Ondan ? Ölümünden hemen önce acıları bitmiş tükenmiş midir ? Tolstoy öyle bir yazar ki İvan İlyiç’i yazarken İvan İlyiç oluyor, Anna Karenina’yı yazarken Anna Karenina oluyor; karakterleriyle bütünleşiyor ve böylelikle kitaplarında ağlamamak elde değil. İvan İlyiç, kariyerin, prestijin ve usulüne uygun kurulmuş bir evli
Jülide Müşerref Çelebi
10 Nis2 dakikada okunur


Doksan Üç Kitap Yorumu
Hugo, Sefiller’de yarattığı “merhamet bulaşıcıdır” felsefini Doksan Üç’te test eder. Doksan Üç, Sefiller’deki umuda gerçeklik katar ve Camus bile konu felsefe olunca Hugo’nun romantik olmadığını söyler, bu nüktedan bir söylemdir çünkü estetik anlamda Hugo, romantizmin öncüsüdür.Hugo, bütün karakterlerini öncesinde incelikle işler; Ana “Ben ne Mavilerden ne de Beyazlardan yanayım. Ben çocuklarından yanayım.” demesi kitabın sonunda attığı bir feryata dönüşür.Topçuya nişane takt
J.M.Ç.Kadoğlu
19 Mar1 dakikada okunur


Aziz Bey Hadisesi Kitap Yorumu
Aziz Bey Hadisesi, beni Türk dramının göğüs ağrıtan sandığına çekti ve bir süre orada tıkılı kaldım. Aziz Bey’in hüzünlü tamburunun tıngırtısı nasıl Zeki’nin meyhanesine çöktüğü gibi okuduğum saatler içinde benim de içime sızdı. Kitapta en etkilendiğim sahne kitabın ismini veren hadiseydi. Aziz Bey bütün o yaşadığı acıları bir kenara bırakabilir mor satenli kostümünü giyerek meyhaneye gider. Amacı eski o beğenilen genç adamı, kendisini, yâd etmek ama Zeki bu durumu bir küstah
J.M.Ç.Kadoğlu
10 Mar1 dakikada okunur
bottom of page