DAVET
Evine yaptığı bütün yeniliklerin sebebi bu buluşmaydı.
“Aliye, kıyafetim kuru temizlemeciden geldi mi?”
Sabah kahvesini yudumlarken bir yandan da kızların yola çıkma mesajlarını okuyordu.
“Geldi efendim, odanıza bıraktım.”
Aliye yıllardır yanında çalışan ve onun küçük takıntılarına en çok maruz kalan kişiydi.
“Tamam, sen masayı hazırlamaya başla bir saate burada olurlar. Her şey eksiksiz olsun, babamın 60’lar şarabını çıkarmayı unutma.”
Giyinmek için ayaklandığında kafasında seçtiği kıyafetin bugüne ne kadar uyduğuydu. Kapının zili çaldığında hemen kapıya bakmaya gitti ve son kez portmantonun yanındaki aynadan kendine çeki düzen verdi.
“Ben açardım efendim.”
Aliye’ye git git anlamında elini salladı, Aliye komutu alıp işine döndü.
Kapıyı açıp karşısında lise arkadaşı Meryem’i kırmızı ve üstünde ince yeşil çizgilerin olduğu sırt dekolteli bir elbise ile görünce nutku tutuldu. İnternette asla bu kıyafetler ile paylaşım yapmazlardı, siyah ve tonlarına mahkumlarmış gibi, sistemin onlardan beklediği gibi giyinirlerdi.
“Hoş geldin Meryem, görüşmeyeli ne kadar çok değişmişsin.”
Gülümsemesinin ardından bile hoşnutsuzluğu belli oluyordu.
“Ay hoş buldum Seldaaa, sen de hiç değişmemişsin kız. Bu tarihi üstü hala saklıyor musun?”
Hasetle bakıyordu kıyafetine bu ondan asla kaçmazdı.
“Evet, bugüne özel tekrar çıkarıp giymek nasip oldu.”
Hafifçe gülümseyip onu yemek odasına doğru yönlendirdi. Tam yemek odasına gelmişlerdi ki kapı tekrar çaldı, Meryem yemek odasına geçerken o kapıya bakmaya gitti.
Kapıyı açtığında üstünde neredeyse kendisininkiyle aynı olan açık mavi bir takım elbise giymiş Nazlı ile karşı karşıya geldi. Şaşkınlıkla gözleri büyüse de hemen kendini toparlayıp:
“Hoş geldin Nazlı, çok şık duruyorsun.”
Nazlı ona hoşnutsuzlukla bakıp:
“Keşke bu gün torunumun aldığı bu kıyafeti giymeseydim,” dedi ve içeriye geçti.
“Aman, olur öyle şeyler ya.”
Kahkahası onu bile sinir ediyordu bazen. Kapı tekrar çalınca Nazlıyı yemek odasına yönlendirip kapıya yöneldi.
Meryem’in, Nazlıyı görüp kahkaha patlatıp:
“Ayol bu ne kız, sen eskiden de böyleydin,” demesi ile tiksindirici bir keyif sarmıştı içini.
“Ne alakası var bunun eskiyle, Tolga anneler günü için aldı bunu bana, ondan giydim ne bileyim ben onun da böyle bir kıyafeti olduğunu.”
Yakalanmasına rağmen hala yalan söyleyebilmesi şaşırtıcıydı.
“Ay bu söylediğine sen bile inanmadın. O kıyafet için ölüp bittiğini hepimiz biliyoruz.”
Meryem’in keyfi, Nazlının:
“Sen de aşüfteler gibi olmuşsun.” demesi ile bozuldu.
“Ağzını topla. Bana bak sen benim lisedeki dayaklarımı unutmuşsun belli ki.”
Selda bu sefer göreceği kıyafet felaketi için kendini hazırlamıştı fakat kapıyı açtığında geniş bir krem rengi elbise giymiş Esma ile karşılaştı.
“Ay maşallah Selda hala lisedeki gibi aynısın.”
İçerden kırılma sesi gelmesi ile ikisi de hemen oraya gittiler. Selda karşılaştığı manzara ile şoka girmiş gibi:
“Şarap, halı,” dedi.
“Bu şarabı sen mi döktün?” dedi hiddetlenerek hizmetlisine.
“Evet, evet o döktü baya beceriksiz bir şeymiş bu, kov bunu.” dedi Meryem hemen.
Şarabın orta sehpada ne işi vardı? Aliye onu tanırdı, bundan hoşnut olmayacağını da bilirdi.
“Yalancı, doğruyu söyle sen mi döktün?”
“Abartıyorsun hayatım, altı üstü bir şarap.”
Ama Selda yüksek bir tonla ona:
“O şarap babamın gençliğinde yaptığı şaraptı, o halıyı da anneannem kendi eliyle yapmıştı. Altı üstü bir şarap mı?”
Arkadaşları şokla büyümüş gözlerle ona bakıyorlardı ve içini bir suçluluk hissi sarmaya başlamıştı hiçte sakin ve olgun biri gibi davranmamıştı.
“İşte senin gerçek yüzün bu, çocukluğumuzdan beri varlıklarını gözümüze sokmaya çalışıyorsun.”
Bunu söyleyen Meryem olsaydı belki hazmetmesi daha kolay olabilirdi ama bunu söyleyen Nazlı olunca öfke bir dalga gibi hızla kafasının içine çarpıp duruyordu ve atağa geçmesini söylüyordu.
“Tamam hanımlar sakin olalım, şimdi etrafı toplayalım ve biri internetten şarap lekesi nasıl geçer bir baksın, bu kıymetli şarabı bizim gibilerle paylaşmak istediğin için teşekkürler, zaten yaşlandık içmesek daha iyi olur.”
Esma hemen olaya el atıp onun yapması gerekeni yapmış ve onu en ince şekilde rencide etmişti.

Ellerine sağlık Kiraz ♡ harika bir yazı olmuş. Yazını olurken karakterlerle sanki aynı ortamda onları gözlemliyormuşum gibi hissettim.♡
Selda sonuna kadar haklı. Bu arada ellerine sağlıkk