top of page

Jon Fosse - Beyazlık Kitap Yorumu

Bu yorumda hem Sabahtan Akşama hem de Beyazlık kitabından spoiler bulunur.


Benim azizliğim, Beyazlık’ı Sabahtan Akşama’dan önce okumaktı. Gerçi Sabahtan Akşama’yı da sonra okusaydım, bendeki yerini değiştirecekti. Beyazlık’ta da Jon Fosse, şahsına münhasır bilinç akışı anlatımını kullanır. Bu sefer, Jon Fosse ismini bile bize bahşetmediği bir karakterin araba yolculuğuna çıkmasını ve arabasının lastikleri toprağa saplandığı için yolda kalmasını anlatır. Adam, arabayı çıkaramayacağını anladığında ormanda kendisine yardım aramak için yola koyulur; ancak biz anlatıcının bilinç akışından hiç çıkamayız.

Kitapta birçok tekrarın bulunmasının en büyük sebebi de tam olarak budur: bilinç bizim sandığımız gibi düzenli bir şekilde akmaz; düşünceler taslak hâlindedir ve ne kadar uğraşırsak uğraşalım, onu kusursuz ve düzenli bir yazıya dökemeyiz. Jon Fosse de bunun farkında olacak ki bilinç akışını tekrarlarla kurar.

Bu kitap, Sabahtan Akşama’nın temasına çok benzer bir tondadır. Bu nedenle Beyazlık beni yeterince şaşırtmadı; çünkü Sabahtan Akşama, bu kitabın bir ön tanıtımı gibi hissettirdi. Adamın yavaş yavaş parlak beyaz ışığa çekilmesi ve ölüme doğru ilerlemesi, Sabahtan Akşama’da yaptığı gibi ölü bir adamın zihnindeki atmosferle çok benzer bir hava taşır.

Açıkçası, ben aynı rolleri oynayan oyunculardan nasıl yavaş yavaş sıkılıyorsam, Jon Fosse’un da sürekli ölüm ya da ölüme yakın bir zihinde dolaşması, ilk okuduğumdaki etkiyi artık yaratmıyor. Yazarın Melankoli kitabı da kütüphanemde; eğer onda da yine aynı tarzda bir ton hissedersem, sanırım Jon Fosse’un kaleminin kuvvetini övdüğüm kadar yaratıcılığını övemeyeceğim.

Evet, Beyazlık kendini kolaylıkla okuttu ve kurduğu atmosfer gerçekten güzeldi; ama yine de ufak bir hayal kırıklığına uğradığımı da yazıdan fark etmişsinizdir.




Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Dergi Üstü Kitap Kulübü'ne

Katılmak ister misiniz ?

bottom of page