top of page

Marjinal Olmak Artık Marjinal Bile Değil

  • J.
  • 19 Mar
  • 2 dakikada okunur

Ve hepsi sosyal medyanın suçu


2020’lerin başında marjinal olmak, giyimin kurallarını bozmak ve parçaları rastgele karıştırmak, sosyal medyada bireyselliğin bir göstergesiydi. İnce bir bluzun altına gömlek giymek, iki farklı silüeti üst üste taşımak ya da absürt katmanlarla “işte ben buradayım” demek ilk bakışta yaratıcı bir jestti.

Dahası, dergilerde gördüğümüz high fashion kombinlerinin muadil parçalarına ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Bir zamanlar yalnızca podyuma ait olan silüetler, birkaç tıkla fast fashion varyasyonlarına dönüşüyor. Böyle olunca artık herkes, “benzersiz” olduğunu düşündüğü bir kombini yapabilir hâlde. Fakat trajikomik olan şu: Kişi kendine özgü bir kombin yaratıp bunu videoya çekip sosyal medyada paylaştığı anda, o kombin artık ona ait olmaktan çıkıyor. Stil kişisel bir ifade değil, anında kolektif bir görsel kaynağa dönüşüyor; birkaç saat içinde dünyanın dört bir yanında kopyalanan bir forma bürünüyor. Her yeni kombin daha paylaşılmadan önce trendlere


karışıyor; benzersiz olduğunu düşündüğün şey aslında aynı anda yüzlerce insan tarafından yeniden üretiliyor. Her yeni kombin daha paylaşılmadan önce trendlere karışıyor; benzersiz olduğunu düşündüğün şey aslında aynı anda yüzlerce insan tarafından yeniden üretiliyor. Stil, kişisel sezgi oyunu olmaktan çıkıp, kitlelerin aynı referanslardan beslendiği bir görsel döngüye dönüşüyor. “Farklı” olmanın malzemeleri bile birbirinin aynı: katmanlar, zıt dokular, bilerek taşırılmış makyajlar, rastgele gibi görünen ama algoritmanın estetik disiplinine sadık kombinler. Marjinal olmak bugün sessiz bir formül; kuralı bozmak bile bir kurala bağlanmış durumda.

Ne kadar çok katman, o kadar çok ‘kişilik’; ne kadar absürt bir siluet, o kadar çok ‘yaratıcılık’ beklentisi var. Bu yüzden günümüz modasında radikal olan, daha fazla eklemek değil: sadeleşmenin, gösterişsizliğin ve gerçekten kişisel olanın geri dönüşü. Çünkü özgünlük artık kalabalığın ortasında bağıranlarda değil, görünmek için çabalamayanlarda beliriyor. Trendlere bağlanmayan, algoritmanın nereden beslendiğini umursamayan, kendi ritmine göre giyinenlerde. Asıl marjinal olanlar onlar—çünkü bir şey söylemek için sesi yükseltmeyen, giymek için izin beklemeyen ve en önemlisi kendini stil üzerinden performe etmeye ihtiyaç duymayanlar.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Dergi Üstü Kitap Kulübü'ne

Katılmak ister misiniz ?

bottom of page