Patlama
- Sergen Kadoğlu
- 19 Mar
- 1 dakikada okunur
Hasan saate baktı ve tam yediyi gösteriyordu. Masasındaki eşyalarını sırt çantasına koyduğu gibi karıtını kapıya okutup kendini plazadan dışarı gerçekliğin içine attı. İstanbul iş saatlerinde iyice çekilmez olmuştu artık. Kendini bu kalabalıktan soyutlamak için kulaklıklarını taktı ve favori çalma listesini açtı. Hasan için hayattaki tek motivasyon kaynağı biricik eşiydi. Bir an önce evine gidip eşine sarılmak, huzurlu kollarında dinlenmek istiyordu. Hasan eve gitmek için metro bekliyordu. Üçüncü gelen metroya anca binebildi. Fiziken yorgun olmasa da zihni çökmüş bir şekilde tüm yol ayaktaydı. Metrodan çıkan Hasan hemen eşini aradı. "Bir ihtiyaç var mı hayatımın anlamı ?" diye sordu. Eşi sadece "Sen aşkım." diyerek cevap verdi. Yürüyen merdivenlerde yirmi beş yaşlarında bir genç Hasan’a çarptı. Hasan bağırarak "Ne yapıyorsun lan sen ?" diyerek gence seslendi. Genç "Kes Lan!" dedi. Hasan’ın artık zor tuttuğu öfkesi patlayarak gence saldırması ile vücut buldu. Hasan genci bir yumrukla yere sererek yüzünü durmadan yumruklamaya devam etti. Yüzü tanınmayacak hale gelen genç yerde baygın yatıyordu. Hasan ise yerde oturmuş boz gözlerle etrafına bakıp titriyordu. Tek huzurunun yanına gitmek isterken kendini bu huzurdan belki de mahrum bırakmıştı.




Yorumlar