Tuhaflıklar Kasabası
- S.Kiraz Yılmaz
- 31 Mar
- 3 dakikada okunur
J.M.Ç. Kadoğlu’nun “İçinizdeki Yazarı Keşfedin” eğitimi, teknik kalıplar dayatmaktan çok yazarın kendi özgün sesini bulmasına alan açıyor. Kiraz mahlasıyla yazan bu yazar adayı ise “Tuhaflıklar Kasabası” öyküsünde sosyal normları sorgularken, güçlü gözlem yeteneğiyle okuru etkileyici bir anlatının içine çekiyor.

Arkasında çekmecelerden oluşan duvara bakıyor ve bu duvarın ona fısıldadığı hikayenin birinde kaybolmuş gibiydi. Kafenin boğucu kalabalığı ve seslerinden kendini bambaşka hikayelere atmasını sağlayan, biraz olsun kendi hikayesinden uzaklaşmasına olanak sağlayan bu çekmecelerdi .Kafenin açılan kapısının üzerindeki zilin sesi ile kafasının üstündeki hikaye bulutları dağıldı ve görüş açısına Dantelli, etrafı püsküller ile zenginleştirilmiş, kocaman şemsiyesini kapatmaya çalışan yaşlı fakat bir o kadar da diri olan Lütfiye girdi. Gözlerini devirmemek için kendini zor tuttu, sonuçta o kendisinin müşterisiydi ve bu kasabadan gitmesine yardımcı olacak o biletin parasına sahipti. Gariptir ki kimse Lütfiyenin bu paraları nereden kazandığını bilmezdi çünkü o, evden çok nadir çıkar ve çıktığı zamanlarda bu kafeye gelirdi. Bazıları onun için ölmüş kocalarının mirası ile geçindiğini söylerdi. “Selam şekerim, bana bir Türk kahvesi ver şekersiz, sade olsun. Lütfen geçen seferki gibi köpüksüz olmasın, kahve dediğin köpüklü olmalı. Ben gençken bir kahve yapardım anlatamam, karşı köye kadar yayılmıştı namım. Ben sana ilk eşimle nasıl tanıştığımı anlatmış mıydım?” Bu hayattaki tek görevi, evi, yaptığı ama kimsenin tatmadığı harika yemekleri ve evlendiği kişileri anlatmaktı sanki. Ona göre kadın, evinde kocasını bekleyen biri olmalıydı. O konuşurken, bininci kez dinlediği bu hikayeye maruz kalmak canını sıkıyordu. Hayattaki tek eğlencesi burada oturup hikayesini anlatmak, kendini övmekti sanki. Ona karşı bazen büyük bir öfke ile doluyor, onun konuşmalarında boğuluyordu.
Kapının zili tekrar çaldı ve içeriye Berk girdi, Berk bilgisayar tamircisiydi ve kendini çok beğenen, aşırı manipülatif olduğunu düşünen ama bunu bir insan ile tanıştığı ilk anda dile getiren ve reddedilemez bir cazibesi olduğunu düşünen otuzlarında bir erkekti. ”Selam güzellikler, sizleri gördüm günüm aydınlandı! ”Bütün kafe onun sesi ile dolmuştu ve insanlar dönüp ona bakmışlardı. Aslında bunu bilerek yapardı, kendini böyle tatmin eder, insanların ona yakışıklı olduğu için dönüp baktığını söylerdi. Jöleleyip tuhaf bir şekil verdiği saçlarını eli ile düzeltiyormuş gibi yapıp ”birileri yine ışığıma çekildi az önce fark ettiniz mi?” dedi, bunu kafeye her geldiğinde tekrarlardı. Tiksinti bazen midesine yapışan bir yara misali her şeyi dışarıya atmak istiyordu, Berk’i her gördüğünde midesindeki tiksinti boğazına yükseliyordu. Berk elini uzatan Lütfiye’nin eline küçük bir öpücük bıraktı, sanki soylu ailelerden gelen iki insandı onlar ve etrafındakiler de onların hizmetçileriydi.
”Fark ettim tatlım, fark ettim. Senin bu yakışıklılığını kim fark etmeyebilir ki?” birbirlerine attıkları bakışların arasında Berk ”her zamankinden ”dedi.
İkisi ne zaman bir araya gelseler tek konuları kadınlar olurdu. Gözlerini devirip arkasındaki üniversite öğrencisi olan Lale’ye siparişleri yüksek sesle söyledi. Sade ve bol köpüklü bir türk kahvesi ve orta şekerli bir menengiç kahvesi, Lale çok okuyan, az konuşan ve konuştuğunda da sürekli kendini küçük gören biriydi ve bu canını çok sıkıyordu. Tam konuşmanın en can alıcı noktasında ne kadar beceriksiz bir konuşmacı olduğundan bahsederdi ve bazen sinirlerini zıplatırdı.
Tuhaflıklar kasabası ismini yaşanan tuhaflıklardan alsa da onu tuhaf yapan insanlarıydı, yaşanan tuhaflıklar bir kenaraydı. Siparişleri alıp Berk ve Lütfiye’nin önüne bıraktı. Onlar koyu bir sohbetin ortasındayken bir anda içine doğan bir hisle arkasındaki çekmecelerden oluşan duvarın tam ortasındaki yeşil çekmeceye ilerledi ve onu açtı. Üstünde Özgül Büyük yazan bir zarfı görünce gözleri büyüdü ve hızlı bir şekilde zarfı açıp baktı içinde bir miktar para ile gezmek istediği ülkelere bir hafta arayla alınmış biletleri görünce nutku tutuldu. Sonunda Tuhaflıklar kasabası onunda tuhaflıklarından faydalanmasına izin vermişti.




Yorumlar